Eskisi gibi acıtmıyor, ben ölükız, hem kim üzebilir ki beni? Bugün bir cenaze namazı daha kıldırdım inanılmaz keyifliyim. Hey bunu okuyan aptal.... çık git buradan, bu benim için yazıldı, senin için yazılmadı. Sana diyorum, bunu okuyan aptal ruh, defol. Seni kovuyorum.Git burdan
Öğleden sonra limona içtik, ve biraz sarıldık, içinde sadece romantizm olan bir dokunuş, tabii biliyorum izin versem nerelere gideceğini ama gerçekten sıkıldım, aynı senaryo hep aynı tavır ve tarzlar.Bu kez elimdeki mal daha müstesna :)
Çocuk 2 kelimesinden 1 tanesi, tatlı mıyım, çok yakışıklıyım, elde demeyeceğim kız yok.Tatlım ama benim sıkı cinsel hayatım var ve benzeri bir sürü salak kelimeyi dinledim Eminim sallıyor ama sustum sadece pusuda bekliyordum. İnanılmaz keyifli bu aptallar ile oynarken Bekliyordum, öldürme planımı yaparken bu kez nerede vuracaktım çözmem gerekli.Gördüğüm ilk saniye notum belliydi ama denemeye kararlıydım, kendi övme konusunda nereye gidebilir ölçmek istedim. Neyse cocuk biraz duruldu ama bu ego ile baş edebilmem için ne yapmalıydım. Allahım o mu aptal ben mi aptal. Bu kadar nasıl kendini beğenebilir ve nasıl bu kadar sert olabilir, bu salak cocuk Ekrem den bile beterdi. neyse Ekrem ayrı mevzu, o benim hayatım da hem devrim ve rezilliği nasıl aynı anda yaptı bilmiyorum. Berna ... Berna ne olacaktı şimdi ya pınar ufffff çok karıştı. Hey hepiniz şimdi lütfen rahat bırakın da bu salağı anlatayım, ciddiyim lütfen susun Berna anlatacağım, bekle ama şimdi değil.
Hey kızım ben çok yakışıklıyım, bana bütün kızlar hasta, iç sesim ; ''abi ama çok yakışıklı dğeilsin be...'' Heyecan duymayan bir kalbin var ben o kalbi sökmek ve gömmek zorundayım, diğer kızların iyiliği için. Planımı akşam 20 sularında planladım, ondan ayrılırken çok iyi hissediyordum, bu doğru ama kendime ihanet edemem bu bir aptaldı. 23 te arayarak cok gereksiz bir sey yüzünden buluşmak istediğimi söyledim, hemen sahildeki barakanın arkasında buluşma yeri olarak belirledimç O gelmeden balıkçı ağlarını ve kayığı hazırladım, zıpkını ise sırt çantama aldım ve ayrıldım. Barakanın hemen yanındaki ağaçların altında beklemeye koyuldum. 15 -20 dakika sonra karşımdaydı, beni fark etmedi. Hemen barınağın sahil kısmına geçti tam bi salak istediğim noktaydı, suan bulunduğu nokta. Arkadan usulca geldim ve sırtından sarıldım, salak zokayı yuttu. Hayatım çok yakışıklısın, dediğim an keyiften hiç bir şey gözü görmüyordu. Zayıf noktasndan yakaladım işte. Hemen fırsatı kaçırmadan, dudaklarım öptü, karşılık verdim ama pek iyi öpüşemiyordu, 2-3 kez denedi ancak ben pek oralı olmayınca, denize doğru yüzünü döndü, hemen sırf çantandam zıpkını çıkardım ve sırdan sarıldım tek kolumla, diğer elimle zıpkını tutuyordum ve öpmek için bana döndüğünü sırada, zıpkını karnına sapladım. Bu kadardı, önce gülümsedi.
- Sen beni vurdun mu, dedi?
- evet tatlım, çok yakışıklıydı ve daha fazla kızı üzmemen için, seni vurdum ve birazdan ağlar ile bağlayıp seni açığa bırakacağım, dedi.
- Eliyle bir yandan karnına bastırıyordu, bir yandan da bana uzanıp alt etmeye çalışıyordu.Her yer kan her yer, kan konusu , Kan bana herzaman demir kokusunu anımsatıyordu.
Elbiselerime baktım sadece tişörtümde kan vardi, hemen çıkardım ve sütyenimle kaldım. Sütyenim nasılmış, dedim? ( aramızda buna benzer bir sohbet geçti ve komikti) Bana baktı gülümsedi, şimdi ben ölüyor muyum? nasıl öleceğim? dedi ancak daha fazla bu saçmalıklara dayanamayacağım için onu denize attim, Denize atarken, artık bana yalvarıyordu sonkez koyurenkli rujum ile dudaklarından öptüm. Kızlara daha iyi davrandiğer tarafta, dedim ve karanlığa gömüldü. Çantadan temiz bir tişört aldım ve kirli tişörti çantama tıktım, o da siyahtı. Hemen balina mı çağırdım, 3-5 dakika içinde yanımdaydı, Arkamda, denizin dibinde onu bıraktım ve balinam ıslak olduğu için kanlı tişrtü üstüne serdim ve üzerine atlayarak biraz gezdik , balinam ile uzun süredir uçmuyordum.Bugün uçmak ve biraz sakinleşmek istedim. Binbirgece masalları prensesi, dedğildim.kimsenin prensesi olmayacaktım çünkü ben bir kraliçeydim ve Öner ölümü hak etmişti. Krallar her zaman kraliçeden güçsüz olmalıdır.. Sahil boyunca bir başka şehre gittik, aya gitmek için saat çok geçti, kutuplara gidecektim ancak nedense keyfimiz yoktu.balinamda keyifsizdi. Ölükız bu akşam üzülmüştü ama bu üzündü kırılmaktan değil, sıkılmaktandı. Menekşe ile konuştuk ve o benim kraliçe arkadaşım. Eşi onu da üzmüştü şimdi ki planım onun eşini öldürmek. Öner ise hala derinlerde.
Geri dönüp balinamla Öner i kıyıya çıkardık, kayığa aldım ve onu balık ağına sartım, o kızları avlıyordu, kırıyordu, ağına takılanlar ile alay ediyodu. İşte bana anlattığı, o kızlara yaptıklarını ona yaptım ve intikamımı aldım. Ölükız şimdi taputuna dönebilir, bebeğim.
Öğleden sonra limona içtik, ve biraz sarıldık, içinde sadece romantizm olan bir dokunuş, tabii biliyorum izin versem nerelere gideceğini ama gerçekten sıkıldım, aynı senaryo hep aynı tavır ve tarzlar.Bu kez elimdeki mal daha müstesna :)
Çocuk 2 kelimesinden 1 tanesi, tatlı mıyım, çok yakışıklıyım, elde demeyeceğim kız yok.Tatlım ama benim sıkı cinsel hayatım var ve benzeri bir sürü salak kelimeyi dinledim Eminim sallıyor ama sustum sadece pusuda bekliyordum. İnanılmaz keyifli bu aptallar ile oynarken Bekliyordum, öldürme planımı yaparken bu kez nerede vuracaktım çözmem gerekli.Gördüğüm ilk saniye notum belliydi ama denemeye kararlıydım, kendi övme konusunda nereye gidebilir ölçmek istedim. Neyse cocuk biraz duruldu ama bu ego ile baş edebilmem için ne yapmalıydım. Allahım o mu aptal ben mi aptal. Bu kadar nasıl kendini beğenebilir ve nasıl bu kadar sert olabilir, bu salak cocuk Ekrem den bile beterdi. neyse Ekrem ayrı mevzu, o benim hayatım da hem devrim ve rezilliği nasıl aynı anda yaptı bilmiyorum. Berna ... Berna ne olacaktı şimdi ya pınar ufffff çok karıştı. Hey hepiniz şimdi lütfen rahat bırakın da bu salağı anlatayım, ciddiyim lütfen susun Berna anlatacağım, bekle ama şimdi değil.
Hey kızım ben çok yakışıklıyım, bana bütün kızlar hasta, iç sesim ; ''abi ama çok yakışıklı dğeilsin be...'' Heyecan duymayan bir kalbin var ben o kalbi sökmek ve gömmek zorundayım, diğer kızların iyiliği için. Planımı akşam 20 sularında planladım, ondan ayrılırken çok iyi hissediyordum, bu doğru ama kendime ihanet edemem bu bir aptaldı. 23 te arayarak cok gereksiz bir sey yüzünden buluşmak istediğimi söyledim, hemen sahildeki barakanın arkasında buluşma yeri olarak belirledimç O gelmeden balıkçı ağlarını ve kayığı hazırladım, zıpkını ise sırt çantama aldım ve ayrıldım. Barakanın hemen yanındaki ağaçların altında beklemeye koyuldum. 15 -20 dakika sonra karşımdaydı, beni fark etmedi. Hemen barınağın sahil kısmına geçti tam bi salak istediğim noktaydı, suan bulunduğu nokta. Arkadan usulca geldim ve sırtından sarıldım, salak zokayı yuttu. Hayatım çok yakışıklısın, dediğim an keyiften hiç bir şey gözü görmüyordu. Zayıf noktasndan yakaladım işte. Hemen fırsatı kaçırmadan, dudaklarım öptü, karşılık verdim ama pek iyi öpüşemiyordu, 2-3 kez denedi ancak ben pek oralı olmayınca, denize doğru yüzünü döndü, hemen sırf çantandam zıpkını çıkardım ve sırdan sarıldım tek kolumla, diğer elimle zıpkını tutuyordum ve öpmek için bana döndüğünü sırada, zıpkını karnına sapladım. Bu kadardı, önce gülümsedi.
- Sen beni vurdun mu, dedi?
- evet tatlım, çok yakışıklıydı ve daha fazla kızı üzmemen için, seni vurdum ve birazdan ağlar ile bağlayıp seni açığa bırakacağım, dedi.
- Eliyle bir yandan karnına bastırıyordu, bir yandan da bana uzanıp alt etmeye çalışıyordu.Her yer kan her yer, kan konusu , Kan bana herzaman demir kokusunu anımsatıyordu.
Elbiselerime baktım sadece tişörtümde kan vardi, hemen çıkardım ve sütyenimle kaldım. Sütyenim nasılmış, dedim? ( aramızda buna benzer bir sohbet geçti ve komikti) Bana baktı gülümsedi, şimdi ben ölüyor muyum? nasıl öleceğim? dedi ancak daha fazla bu saçmalıklara dayanamayacağım için onu denize attim, Denize atarken, artık bana yalvarıyordu sonkez koyurenkli rujum ile dudaklarından öptüm. Kızlara daha iyi davrandiğer tarafta, dedim ve karanlığa gömüldü. Çantadan temiz bir tişört aldım ve kirli tişörti çantama tıktım, o da siyahtı. Hemen balina mı çağırdım, 3-5 dakika içinde yanımdaydı, Arkamda, denizin dibinde onu bıraktım ve balinam ıslak olduğu için kanlı tişrtü üstüne serdim ve üzerine atlayarak biraz gezdik , balinam ile uzun süredir uçmuyordum.Bugün uçmak ve biraz sakinleşmek istedim. Binbirgece masalları prensesi, dedğildim.kimsenin prensesi olmayacaktım çünkü ben bir kraliçeydim ve Öner ölümü hak etmişti. Krallar her zaman kraliçeden güçsüz olmalıdır.. Sahil boyunca bir başka şehre gittik, aya gitmek için saat çok geçti, kutuplara gidecektim ancak nedense keyfimiz yoktu.balinamda keyifsizdi. Ölükız bu akşam üzülmüştü ama bu üzündü kırılmaktan değil, sıkılmaktandı. Menekşe ile konuştuk ve o benim kraliçe arkadaşım. Eşi onu da üzmüştü şimdi ki planım onun eşini öldürmek. Öner ise hala derinlerde.
Geri dönüp balinamla Öner i kıyıya çıkardık, kayığa aldım ve onu balık ağına sartım, o kızları avlıyordu, kırıyordu, ağına takılanlar ile alay ediyodu. İşte bana anlattığı, o kızlara yaptıklarını ona yaptım ve intikamımı aldım. Ölükız şimdi taputuna dönebilir, bebeğim.