30 Haziran 2015 Salı

yine bir gün

Aslında seviyordum ya melankolik takılmayı, bilirsin işte sigara içki içen, kırmızı rujlu topuklu ayakkbı giyen kızlar. Hiç öyle değilim sigara bile içmem oysa ki. Sırf seninle bir gün konuşmuştuk ya ama sana bu yazıyı yazmayacağım değmezsin dostum :)

Ben hayallerime döneyim Hani bir yazımda bahsetmiştim bir balinanın üstünde ümit burnuna gidecektim. İnan o kadar anlatacak konuşacak şeyim var ki ve bu son 6 ay da o kadar boş insana zaman harcadım ki artık ne ders çıkarmam gerek bilmiyorum. Bir süre sadece şu tezime odaklanıp işleri yoluna koyacağım. Gerçekten yorgun bir beden, yorgun bir zihin ve çirkin saçlarım var.Bugün o kadar çok gitmek istiyorum ki kendimden, döndüğümde ben klamamk için mesela geldiğim de o sahil bana anlamsız gelsin, ya da o hastane sokağından nefret ediyorum yıksalar orayı , yada bir kaç kelime araba ve isimi yok etseler ya :) mizah duygusunun ironisi öğrettiğin için teşekkür mü etmeliyim ya da diğer öğrettiğin her şey için teşekkür.

Güçlü kadınları sevmeyin, sevemiyorsunuz, beceremiyorsunuz.Nefret ediyorum hesap ödemekten nefret ediyorum, salaklıklarınızdan zekanızın düşüklüğü beni illet ediyor. İnan sizleri küçümsüyorum çünkü gerçekten salaksınız. Bazen derim ki keşke erkek olsam erkeklierin salaklığını gördükçe şükrederim. Sizi küçük plancılar beceriksizler, siz inanılmaz kötüsünüz, cunku kadınları, güçlü kadınların ne kadar güçsüz ve kırılgan olduğunu anlayamacak hödük ve bi o kadar da bencilsiniz.Rakibiniz gördüğünüz kişi kim ?Değmezsiniz işte hiç biribiniz hele benim gibi bir kadın sana mutlsuzluk getirecek göze alabiliyor musun.Biliyorum göze alabiliyorsun amalar, nedenler, niçinler.

16 Haziran 2015 Salı

saçlarımın son hali

Selam dünyalı,

ben uzaylının yakınnda saçı kalmayacak, o vakit gelip bende sizin dünya da saç ektireceğim. 1 sene sonunda bu kadar saçımın dökülmesinde yine bir dünyalının mı etkisi oldu yoksa bir hastalık bilmiyorum. Her geçen gün üzülüyorum.Bizim uzaylı kadınlar arasında da saç modası var. İnanılmaz güzel uzun sarı saçlar bizim uzatlı erkekleri felaket etkiliyor.Sizin avrupalı kadınlara benzemek için sürekli dünyaya geliyoruz bir sarısını kaçırıp, elimizi , saçımızı ayaklarımızı, gözümüzü onlara uyduruyoruz ama meme konusunda cok başarılı değiliz.Teknolojinin ilerlemesini bekleyeceğiz. Biz uzaylı kadınların en çok müzdarip olduğu konu ise yine diğer uzaylı güzel kadınlar.Benim mesela iuan tek sıkıntım neden saçlarım diğer uzaylı kadınların ki daha güzel olmuyor neden neden neden. Bizim uzayda sonsuz enerji olduğu için her şey bedava da ayol kalkıp kim iş yapacak. Kimse bir sey yapmadığı için herkes kendi işini yapmak zorunda. İnanılmaz zor geçen gün aynı günde heme evi boyadım, hem saçımı boyadım, hem tırnaklarımı o avrupalı kadınn ki uzatıp süsler yaptım hemde daha sonra yatak örtüsü diktim.A ayol çok işim var.Neyse saç konuna dönelim, yaklaşık bir sene önce saçlarım dökülmeye başladı daha önce  kafa sürmediğim uzay asidi kalmadı hiç bir sey olmadı ama şimdi yakında kellik masteri yapıp uzay üniversitesinde hoca olacağım. Tüm bunların sebebi eğer bir dünyalı erkekse kendimi güneşe ışınlatacatacağım. Geçenlerden ayın yüzeyinden size bakıyorum da ne güzel bir dünyanız ve ne güzel kadınlarınız var. Bizlerse yeşil renkte, uzun boylu, ince, kıvrımlı hatlara sahibimiz ama sız ne güzel kısa boylusunuz. Siz çok güzelsiniz dünyalılar ve erkeklerinize ise yakışıklı bızım uzay erkekleri  ellerinden enerjı  ısınlayıp sizi uayda istediğininiz yere götürür, ne sıkıcı ama siz araba sürmek ve uzun uzun uzun konuşmak zorundasınız ya biz. Bunlara hiç ihityacaımız yok empati ile tüm duygularımız anlatabiliriz. Dokunmak zorunda ya da ek işaretleride yapmak zorunda değiliz. Sizlerse bir şey anlatabilmek için 9 takla atıyorsunuz. İnanılmaz heyecanlı. Tamam artık itiraf etmeliyim sizin dünyalı biri seviyorum ama ayrı dünyanın insanlarıyız, evrene aynı yerden bakmıyoruz. Bakış açımız cok ayrı o zaten beni de sevmedi. Sahil kenarında muhteşem evinin önünden çok kez ışınlandım ancak  fark etmedi hatta ona yazı bile yazdım latin harfi ile  inanılmaz zor,  yazıya hiç ihityacım olmaz.Ayrıca onun saçı var benım ise saçlarım 6 evren ayı  sonunda bitecek. Simdi senden isteğim bana dünyalı kadınların güzellik ilaçlarını göndermen .Bu mektubu hiç bir dünyalıya gösterme zaten hiç kimse inanamayacak. Uzaylı kumral kadın.

daha çok sızı

Daha çok yazmak, kusmak, tüm midemi ve bağırsaklarımı insanlığın önüne dökmek istiyorum.Cesaretsizliğimden o kadar kıvranıyorum ki ağlamak için gözlerim dolduğunda utanıyorm kendimden. Ben ölü kız  nasıl oluyorda kendime kızıyor, kendimi yerden yere vuruyor ben neden bu kadar acımızsızım yine kendime.Ben ben ben ben, bencillği bu kadar severken neden kırılıp dökülen olabiliyorum yok yok yok unut hepsini. Hani bir yamaca tırmanmıştım muhteşem bir duygu ile atlamak istedim aşağıya sonra ama acı çekmekte çok güzel. Unutmanın da var olduğu bu dünya da bu erkeklerin hepsini unutcaksın, bütün kızları sileceksin. Ben kalacaksın.Ben kalacağım belki yalnızlığımdan da çokça utanıp. Hepsi senin yüzünden diye haykıracağım. Siz hepiniz beni öyle kırdınız ve yok ettiniz ki. Şimde çokça iyim ,çokça gülüyorum keyifliiyim. Nedensizliğin olduğunu düşünmeyip günceleri doldurmak. Semanın sonsuzluğuna çokça uçmak isterim ve çokça heyy orada ne var derim yaa. Bazende  bir guam çukuru gibi hepkara bir delikte beni rahatsız edilmem ya. Neyse ki akıllıyım. Neyse ki henüz maskelerimi istediğim gibi kullanabiliyorum. Ben zeki akıllı ve kurnaz biriyim :)

15 Haziran 2015 Pazartesi

Ne olur fazla mütevazı olmayın!…



Televizyon izlerken birilerine bakıp da "Ya bu adam bu sığlıkla nasıl buralara kadar gelebilmiş" diye düşündüğünüz oldumu hiç?

Ya da işyerinizde sizinle aynı ya da daha üst aşamada bir görevde olan bazıları, sizde büyük bir şaşkınlık uyandırdı mı?; onlara bakıp "Bu cahillik, kendini bilmezlik nasıl fark edilmez?" diye iç geçirdinizmi?

Justin Kruger ve David Dunning adlı iki ABD'li bu hissi çok yaşamış olacak ki, iki psikiyatri uzmanı, 10 yıl kadar önce bir teori ortaya attı:

"Cehalet, gerçek bilginin aksine, bireyin kendine olan güvenini artırır."

Ve bunun üzerine bir araştırma başlatıldı. Fizyolojik ve zihinsel alanda yapılan çeşitli uygulamaların sonucunda şu bulgulara ulaşıldı:

Niteliksiz insanlar ne ölçüde niteliksiz olduklarını fark edemezler.

Niteliksiz insanlar, niteliklerini abartma eğilimindedir.

Niteliksiz insanlar, gerçekten nitelikli insanların niteliklerini görüp anlamaktan da acizdirler.

Eğer nitelikleri, belli bir eğitimle artırılırsa, aynı niteliksiz insanlar, niteliksizliklerinin farkına varmaya başlarlar.

Bitmedi…

Cornell Üniversitesi'ndeki öğrenciler arasında bir test yapıldı veklasik "Nasıl geçti?" sorusuna öğrencilerden yanıtlar istendi…

Soruların yüzde 10'una bile yanıt veremeyenlerin "kendilerine güvenleri" müthişti. Onların "testin yüzde 60'ına doğru yanıt verdiklerini" düşündükleri; hatta "iyi günlerinde olmaları halinde yüzde 70 başarıya bile ulaşabileceklerine inandıkları" ortaya çıktı.

Soruların yüzde 90'ından fazlasını doğru yanıtlayanlar ise "en alçak gönüllü" deneklerdi; soruların yüzde 70' ine doğru yanıt verdiklerini düşünüyorlardı.

Tüm bu sonuçlar bir araya getirildi ve Dunning-Kruger Sendromu'nun metni yazıldı:

"İşinde çok iyi olduğuna" yürekten inanan 'yetersiz' kişi, kendini ve yaptıklarını övmekten, her işte öne çıkmaktan ve aslında yapamayacağı işlere talip olmaktan hiçbir rahatsızlık duymaz! Aksine her şeyin hakkı olduğunu düşünür!

Ancak bu 'cahillik ve haddini bilmeme' karışımı mesleki açıdan müthiş bir itici güç oluşturur.

'Eksiler' kariyer açısından 'artıya' dönüşür.

Sonuçta, 'kifayetsiz muhterisler' her zaman ve her yerde daha hızlı yükselirler…

Bu arada, gerçekten bilgili ve yetenekli insanlar çalışma hayatında 'fazla alçak gönüllü' davranarak öne çıkmaz, yüksek görevlere kendiliklerinden talip olmaz, kıymetlerinin bilinmesini beklerler…Tabii beklerken kırılır, kendilerini daha da geriye çekerler… Muhtemelen üstleri tarafından da 'ihtiras eksikliği' ilesuçlanırlar…"

Ne olur fazla mütevazı olmayın!…

"Siz de çevrenize şöyle bir bakın" diyeceğim ama eminim bu satırları okurken bile aklınızdan bir dolu yüz, bir dolu isim geçti…

Bence Dunning ile Kruger'in, bu çalışmalarıyla 2000'de, Nobel yerine Harvard Üniversitesi'nin LG Nobel'ini alma nedeni "cahil olmamalarıydı".

Gönlümün nobelini bu ikiliye vererek yazımı Bertrand Russel'in bir sözüyle bitiriyorum:

"Dünyanın sorunu,akıllılar hep kuşku içindeykenaptalların küstahça kendilerinden emin olmalarıdır."