20 Mayıs 2015 Çarşamba

korkaklık macerası


yine karşı karşıya kaldık
sana bir peri masalı gibi gelir bu anlar
Bana sonu gelmez acı dakikalar
gitmerler nerde,yollar nerde
yine tutsak hissettim kendimi
sandelyede kelepçeler
bırakmak ya da tutmak için hiç bir çaban yok
anlıyorum
haklısın
tüm yollar senin der gözlerin..
her çeşit yol senin
ama kalk kalka biliyorsan o sandelyenden
git dayabileceksen
git bir daha dönüp aramayacaksan
sözlerimin her biri uçuşan kelebekler
öyle hayranlıkla izliyorsun ki..
dayanamıyorum, bıkıyorum
demiştim ya...
sence bu bir peri masalı
bence tutsağın korkaklık macerası

düş pazarı

Elimi alnına götürdüm, terlemişti,
utandı, saçmalama, dedim
alnın parlıyor, hafif gülümsedi
hastayım yüzüm pul pul dökülüyor
krem sürüyorum,
büyük bir ciddiyetle olsun, dedim
içimden konuştum, ona dokunmuştum.
çok tatlı bir hissle,
sorun yoktu, karşımdaydı.

for melankoli

19 Mayıs 2015 Salı

Şiir yazdım

Ya düşlemediğim yerdeydin ya da yerin dibinde,
ya ben çoktan gitmiştim, semanın sozsuzluğuna
ya da sen  gönül gözünde körebesin
hiçim, yokum, suskun, vurgun
sonsuz gökyüzüne bakışlarım,
gökyüzü mavisi gözlerinden kaçışlarım
anlaşılmazdın ya, gizemliydin ya,
çok defa niyetlendim gitmeye çok defa da küfrettim sana.
romantik olmayan bir gece
 yıldızları göremedim bir gece
geldim sana.
Son kez gökyüzüne bakacaktım..Kararlıydım.
yoktun, gitmiştin
 ben yokmuşum gibi.

2 Mayıs 2015 Cumartesi

Güzel bir pazar günü

Merhaba Tatlım,

Erkenden yeniden gözlerimi dünya ya açtım, ölmek için yattığımız her gece sabaha kalktığımız günler vardı, çokça. Sevilmemenin ne kadar acı olduğunu hatırlamaktı. Uyanmak, çirkinliğin bir bedeli vardı, sevilmemekti. Daha çok sigara ve içki süslediğin günlerdi geçirdiğin. Sevilmemekti aslında her şeyin başlangıcı. Aslında istediğin kişi tarafından sevilmemekti. Senin hikayende böyle değil mi? Haydi ama itiraf et kanadın kaç kez kırıldı? Kaç defa olduğu değilde ne kadar derin olduğu, durmayan acı olduğunu ikimizde biliyoruz. Burası senin ve benim dünyam benim yazdıklarım kadar senin anladıkların var. Bu sabah kalktığımda gülümsemiyordum ama dünden çok iyidim keyifliydim, artık her şey berraklaşıyor ve unutmanın dünyanın en güzel  hediyesi olduğunu, yeniden gülümseyerek hatırlıyordum. Dile getirmek ve bir daha unutulmamak üzre kayıt edildi tüm bunlar ölü kızın rehberine. Ölü kız zaten puslu şehir güneşine hiç inanmıyor, yalnız başına,  toplmda 55 m2 lik evinde bu kadar küçük olmasına rağmen dünya ^nın en büyük  ve sıkıcı mekanı nasıl oluyordu, anlamlandıramıyordu.Dün akşam yaptığı aptalca mektuptan sonra bekleyişe başladı. Yüzünü bir daha asla görmeyeceği birine yazdı ve çizdi ve bir cümleden ondan gelsin diyip defteri kapatmaya hazırladı kendini. Artık tüm erkekleri, rehberine kayıt edip  yoluna bakacak ve yeni kurbalarını bulup hiç kimseyi kurban yapamadığı için yine kurban olacaktı, ynei plan buydu.

Güzel yazamadığını hataa cok kötü olduğunu düşündü ancak bugun güzek bir gün ölü kız , dedi kendine boşver. Hayat kısa ve hiç kimseye seni üzebilecek kadar kıymetli değil.

1 Mayıs 2015 Cuma

Selam Tatlım

Selam Tatlım,

Sen bir pisliksin tatlım. Geldiğim yerlerin sınırını anlatacağımı falan sanma.. olduğun yerine ne kadar ağır olduğunu asla unutma, yeryüzünde kapladığın  kadar olduğunu unutma. Sen bir pisliksin tatlım.  Hoşgeldin dünyama. hatırlıyor musun? cafe de buluşmuştuk ilk kez bana zorla kahve ısmalatmıştın ve dünya nın en sıkıcı insanı olmanı nasıl oluyordunnn. Sana demiştim ya inanılmaz sıkıcısı, hatta  kırıcı bir kaç kelime etmiştim, aslında çok istememiştim sadece konuşmak istemiştim kavga etmenin bile güzel olmasını :)

ya  sen diğeri,  ve sen diğeri  ve sen  gittiğinden beri ve sen gidebildiğin günden beri gülümsüyorum,  ayağıma bağlanmış bir taşı nasıl çözmeyi becerebildim